Mimarlar kategorisinde, Di̇yarbakir şehrindeki en ideal profesyoneli bulun | homify

Diyarbakır : Mimarlar - 9

Avrupa’nın doğusundan başlayarak, neredeyse Çin’e kadar uzanan alabildiğine geniş coğrafyada pek çok kent için Doğu’nun Paris’i yakıştırması yapılır. Van’dan Mardin’e, Kahire’den Bağdat’a ve hatta Pekin’e kadar varan sayısız şehir, genellikle de yerli halkı tarafından bu yakıştırmaya layık görülür. Oysa bunların gerçekte pek azı, belki de yalnızca biri bu ilginç nitelemeyi gerçekten hak eder. Bu kent de olsa olsa Diyarbakır’dır. Bunu yorumu abartılı ya da isabetsiz bulabilirsiniz. Eğer öyleyse, Diyarbakır’ı hiç görmemişsiniz demektir. Dünyanın halen ayakta olan şehir surları arasında sayılı bir büyüklüğe sahip olması değildir Diyarbakır’ı özel kılan. Ya da surlardan Dicle’ye kadar uzanan verimli Hevsel Bahçeleri de değildir. Dört Ayaklı Minare’si, birbirinden güzel hanları, Ulu Camii ya da On Gözlü Köprü’sü de değildir. Diyarbakır bunların hepsi, ve aslında hepsinden de fazlasıdır. 

Diyarbakır’ın mimarisi

Avrupa’da bulunan kentlerin bir ortak özelliği vardır. Birbirinden çok farklı dillere, kültürlere ve insan davranışlarına sahip ülkelerin bulunduğu bu kıtadaki hemen hemen tüm kentlerin ortak özelliği göz alıcı şehirleri ve mimarileridir. Bu durum kentleşme tarihinin bir hayli gerilere gitmesine bağlı olduğu kadar, kent bilincinin gelişmiş olmasıyla da ilgilidir hiç şüphesiz. Ülkemizde ise buna benzer bir durumdan bahsetmek maalesef pek kolay değil. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana gibi önde gelen kentlerimizde bile gerçek bir mimari dokudan söz edilebilecek semt sayısı artık son derece sınırlı. Bütün bir şehri kuşatan mimari bir doku ise yalnızca birkaç şehirde karşımıza çıkıyor. Bu şehirlerden en büyüğü Diyarbakır’dır. Son dönemde bölgedeki inşaat şirketleri tarafından hayata geçirilen yeni nesil inşaat projelerinden Diyarbakır da üzerine düşen payı alıyor ise de, kent halen güçlü bir mimari ve tarihi dokuyu korumayı başarabiliyor. Özellikle birkaç on yıl öncesine kadar bu durum çok daha belirgindi. Şehrin hızlı büyümesi karşısında eskinin yeni karşısında güç kaybetmesi bugün önemli bir sorun olsa da, Diyarbakır mimari aşıkları için mutlaka görülmesi gereken bir yer olma özelliğini koruyor.  

Mimarinin şehrin dokusuyla tarihsel olarak bu kadar içli dışlı olduğu bir kentte, mimarlar güncel olarak da kent yaşamında önemli bir yer tutuyor hiç kuşkusuz. Bugün Diyarbakır ve ilçelerinde, gerek bağımsız gerekse de firmalara bağlı olan çok sayıda mimar çalışmaktadır. Her geçen gün yeni inşaat projelerinin yükseldiği ve bir taraftan da eski kent merkezinde çok sayıda restorasyon ve dönüşüm projesinin devam ettiği bu şehirde, mimari alanında durmaksızın bir faaliyet olduğunu söylemek yanlış olmaz. 

Bölgede yer alan bir mimarlık firması ile çalışmanın avantajları

Dört bir yanından tarih ve kültür fışkıran, çağlar boyunca farklı halklara ev sahipliği yapmış böyle bir kentte herhangi bir inşaat ya da tadilat faaliyetine girişecekseniz ilk iş olarak bir mimara danışmalısınız. Aslında bu durum her şehir ve her bölge için geçerlidir. Ancak hiç şüphesiz kendinize ait 5 dönümlük bir tarlada yapacağınız tek katlı bağ evi ile Diyarbakır’ın Bağlar semtinde bir ev yapmak arasında da çok büyük bir fark vardır. Kendine ait bir mimari geleneği, dokusu ve kültürü olan bu kentte, mimariyi ilgilendiren herhangi bir adım atmadan önce bir mimara danışmak büyük bir önem taşıyor. 

Peki bir mimardan ne gibi hizmetler almayı bekleyebilirsiniz? Öncelikle ihtiyacınızı tam olarak tespit edin ve bu ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte bir mimarlık ofisi ile temasa geçmeyi hedefleyin. Küçük bir tadilat projesi büyük bir mimarlık firmasının ilgisini çekmeyeceği gibi, devasa bir konut projesi de tek başına çalışan bir mimarın altından kolaylıkla kalkabileceği bir iş değildir. İşe uygun profesyonelle çalışmak sizi sürece önde başlatacaktır. Doğru uzmanı bulduğunuzda ve ihtiyacınız olanı anlattığınızda, ilgili mimar konuyu sizin için profesyonel bir şekilde ele alacaktır. Öncelikle yaptıracağınız işin yasal, teknik ve mimari olarak yapılabilirliği mimar tarafından incelenecek, ardından bu işin şehrin ilgili bölgesindeki kentsel doku ile ilişkisi ele alınacaktır. Bu ön araştırma sürecinde mimarınıza isteklerinizi doğru bir şekilde aktarmalı, ancak koşullara ve isteklerinizin yapılabilirliğine göre belli bir esneklik göstermeye de hazır olmalısınız. 

Mimari projede süreç nasıl işliyor?

Mimarınız teklif ettiğiniz işi kabul ettikten ve işin niteliği, nasıl ve ne zaman yapılacağı ile ilgili aranızda bir uzlaşma sağlandıktan sonra, saha çalışmasına başlanır. Bu aşamada mimarınız 

birbirinden çok farklı uzmanlık türlerine ihtiyaç duyacak ve pek çok farklı kişiyle çalışacaktır. Su tesisatı, elektrik tesisatı, duvar işçiliği, çatı işçiliği ve zemin işçiliği bu konuda ilk akla gelen emek türleridir. Bunların her birinin ayrı bir maliyet kalemi olduğunu ve genellikle mimari proje, danışmanlık ve uygulama ücretinden ayrı olarak hesapladığını da göz ardı etmemenizde yarar var. Eğer çok kapsamlı bir projeye girişiyorsanız, bu uzmanlık alanlarından pek çoğuna ihtiyacınız olabilir ve hepsi için ayrı bir bütçeye ihtiyacınız olacaktır. Tüm bu masraf kalemlerini en baştan hesaplamaya ve mimarınızın sizin için tüm bunları idare edeceği, size iş bırakmayan bir sözleşme hazırlamaya gayret edin. Kağıt üzerindeki sözleşme hem taraflar için bağlayıcı olacak, hem de işinizin yapılmasını güvenceye alacaktır. 

İşinizle ilgili gerekli izinlerin alınması da mimarınızın sorumluluğundadır. Projenizin ilgili bölgede geçerli tüm kural ve yönetmeliklere uygun olarak hazırlandığından emin olan mimarınız, gerekli izinleri de temin ettikten sonra projenin fiilen uygulanmasına başlayacaktır. Bu aşamada her ne kadar işlerin önemli bir kısmı sahadaki çeşitli ustalar tarafından yapılıyor olsa da, bunların sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve zamanında teslim edilmesinden mimarınız sorumludur ve sizin muhatabınız her zaman için mimarınızdır. Eğer ki projenin yürütülmesi süresince sahada çalışan ustalarla temasa geçmenizi, hele ki onları yönlendirmenizi gerektirecek durumlarla karşılaşıyorsanız, mimarınız üzerine düşen görevi tam olarak yapmıyor demektir. 

Kapsamlı projelerde dikkat edilmesi gereken noktalar…

Eğer büyük bir apartman ya da birkaç bloktan oluşan bir bina gibi daha büyük bir işe kalkışıyorsanız, mümkünse birden fazla mimarın çalıştığı büyük ve tecrübeli bir firmayla yola çıkmanız sizin için işleri kolaylaştıracaktır. Çeşitli iş makinelerinin devreye girdiği, kamyonların gelip gittiği, işçilerin barındığı bir şantiyenin kurulması, idaresi ve zamanı gelince sağlıklı bir şekilde tekrar kaldırılması profesyonellik gerektiren bir iştir. Ayrıca bir tadilat projesine kıyasla, sıfırdan yapılan bir bina projesinde çalışması gereken uzman sayısı da bir hayli artacak ve bunların hepsiyle muhatap olmak bile başlı başına büyük bir iş haline gelecektir. Deneyimli bir firma tüm bu süreçlerde yanınızda olur ve işinizi mümkün olduğunca kolaylaştırır. İlgili projede çalışan uzman ve toplam personel sayısı ne kadar artarsa artsın, gereken izinler ne kadar çoğalırsa çoğalsın, şantiyenin ve yapılan işin başında daima mimarınız vardır. Tüm bunlardan sorumlu olan kişi odur. Tıpkı tadilat projelerinde olduğu gibi, yeni yapılan bir binada da sizin bizzat devreye girmenizi gerektirecek durum sayısı sıfıra ne kadar yakın olursa o kadar profesyonel bir firmayla çalışıyorsunuz demektir. 

Mimari, her şeyden önce planlama ve tasarımdır. Bir mimar bu iki işi çok iyi yapabilmelidir. Doğru bir planlama ve iyi bir tasarımla, hayalinizdeki sonuca zorlanmadan ulaşabilirsiniz. Profesyonel olarak bir mimarın görevi de tam olarak bunu sağlamak, hayalinizdeki evi, iş yerini ya da ofisi size teslim etmek için elinden geleni yapmaktır.

Mimari ile ilgili daha fazla bilgi almak istiyorsanız Örnek fotoğraflarla mimari tasarım nedir? başıklı yazımıza tıklamanızı tavsiye ederiz. 

Benzer fotoğraflara göz at