YEŞEREN AHŞAP DEKORASYON – Zülali Camii:  tarz

Yeniden yeşeren tarih

Homify TR Homify TR
Google+
Loading admin actions …

Yenileme projeleri her zaman için heyecan verici ve insan ruhunu okşayan işlerdir. Eski, yıpranmış, köhnemiş bir binanın, bir evin tekrar hayata dönmesi güzel hisler uyandırır. Peki ya hayata tekrar dönen tarihi bir eser olursa? İnsanlığın kültürünü ve mirasını gelecek nesillere en güzel aktaran şey mimari eserlerdir. Hiçbir kitap, hiçbir destan 1000 yıl sonra hâlâ ayakta olan bir mimari eser kadar o eseri yaratan kültürü mükemmel biçimde yansıtamaz. İşte bu yüzden tarihi değeri olan mimari eserler bugün için olduğu kadar gelecek nesiller için de çok önemlidir. Bu yazımızda kapsamlı bir restorasyon çalışması ile geçirdiği vahim yangının izleri tamamen silinen ve ikinci bir hayata merhaba diyen Afyonkarahisar'da bulunan Zülali Camii'nin dönüşüm sürecini sizlerle paylaşacağız. 

İçler acısı bir manzara

Tarihi eserlerin tahrip edilmesi maalesef ülkemizde bugün bile oldukça sık karşımıza çıkan bir durum. Bu tahribat çoğu zaman istemsiz ve bilinçsizce olsa da, sonuçları gerçekten çok acı oluyor. Ancak insan zekâsı ve emeği ile her türlü sıkıntıdan geri dönmek mümkün olabiliyor. Neyse ki Zülali Camii de hayata geri döndürülen eserlerimiz arasında yer alıyor.

İkinci bahar

Genel kanının aksine ahşabın yangına direnci ve su yalıtımı çelikten üstündür. Bugün ABD'nde kapalı spor salonu gibi büyük kalabalıkların bulunacağı mekânlar yangın tehlikesine karşı ahşap karkas olarak inşa edilmektedir. Aynı sebeple farklı alanlarda kullanılan çelik bağlantıların ahşapla kaplanması da giderek yaygınlaşmaktadır. Ahşap yapılar kendiliğinden bir yangına sebep olmadıkları gibi, olası bir yangın durumunda da beton ve çelikten oluşan binalara göre çok daha güvenlidirler. Dünyanın pek çok yerinde yüzlerce yıllık ahşap binaların halen kullanımda olması da aslında ahşabın dayanıklılığına canlı bir kanıt niteliği taşıyor. Restorasyon çalışması ile ikinci baharına merhaba diyen Zülali Camii de orjinaline sadık kalınarak çok büyük oranda ahşap malzeme kullanılarak yenilenmiş. 

Tamamen yanmış ama yine de ayakta

Ahşabınne kadar dirençli ve güçlü bir malzeme olduğunu bu fotoğraftan da bir kez daha anlayabiliriz. Tamamen yanmış durumdaki bir yapının bütünüyle ahşap olan çatısı hâlâ dimdik ayakta duruyor. Bu tarz bir dayanıklılık göçme ve benzeri sebeplerden can kaybı oluşmasının da önüne geçebiliyor, ki bu da cami gibi toplu bulunulan alanlar için bir hayli önemli bir özellik.

Yeni bir hayata merhaba

Detaylı bir planlama ve aslına sadık ince bir restorasyondan sonra Zülali Camii yeniden kullanılır duruma getirilmiş. Zeminde ve tavanda birinci sınıf bir ahşap uygulaması söz konusu. Aslına sadık yeni haline kavuşan cami, en azından birkaç yüz yıl daha hizmet vermeye devam edecektir.

Taşıyıcı olarak ahşap

Yine yaygın olarak bilinenin aksine, ahşap statik olarak da oldukça güçlü bir malzemedir ve ahşap bir yapının beton ya da çelik taşıyıcılara kesinlikle ihtiyacı yoktur. Üstelik taşıyıcı olarak ahşabın kullanıldığı yapılar, esneme kabiliyetleri sebebiyle betonarme binalarla kıyaslanamayacak ölçüde yüksek bir deprem dayanımı sağlarlar.

Zarif bir ahşap işçiliği

Caminin minberinde, diğer bölümlerden farklı, daha özel bir ahşap işçiliği dikkatleri çekiyor. Tarihten bu yana minberler camilerdeki ustalığın yoğunlaştığı ve özenilen alanlar olmuştur. Bu geleneğin burada devam ettiğini görmek de sevindirici. 

Eski güzelliğine kavuşmuş bir yapı

Yenileme ve restorasyon projeleri, en az yeni yapılar kadar büyük bir önem arz ediyor. Hem zamandan ve alandan tasarruf edilerek bir tür geri dönüşüm faaliyeti olan bu projeler, aynı zamanda tarihi canlı tuttukları ve gelecek nesillere taşıdıkları için de büyük bir önem taşıyorlar.

Bu etkileyici restorasyon projesini siz nasıl buldunuz?
Casas inHAUS: modern tarz Evler

Ev projenizle ilgili yardıma mı ihtiyacınız var? Bizimle temasa geçin!

Eviniz için esin kaynaklarını keşfedin!