Prefabrik eve yenilikçi, doğal bir yaklaşım

Özlem K. Özlem K.
Loading admin actions …

Günümüzün kırsal mimarisi trendinde en çok karşılaştığımız yaklaşım çağdaş çizgiler ile bölgenin doğasına ve geleneksel mimarisine uygun yapı malzemelerini birlikte kullanılması. Keskin çizgilere sahip minimalist yapılar, geometrik şekiller, geleneksel eğimli bir konstrüksiyona sahip olmayan, düz dam türü çatılar, altlı üstlü dikdörtgen prizma türü görünümler ve bu yapıların dış yüzeyini oluşturan brüt beton, doğal taş, ahşap plaka türü malzemeler. 

Bu sayfamızda, çağdaş görünümünden taviz vermeyen ancak cephesinde kullanılan ahşap kaplama ile içinde bulunduğu kırsal ortama uyum sağlayan sıra dışı bir konut projesini gezeceğiz. Barselonalı mimarlık firması Alventosa Morell tarafından tasarlanan bu yapı ormanlık bir alanda konumlanmış ve tipik bir orman kulübesinin stilize edilmiş hali olarak nitelendirebileceğimiz bir mimariye sahip.

Modüler mimari

Konteynerlerden oluşmuş gibi görünen bu konut prefabrik, yani modüler bir yapıya sahip. Parçalar halinde atölyelerde üretilen ve yerleştirileceği alanda gerçekleştirilen altyapı çalışması sonrası birkaç gün gibi kısa bir sürede tüm montajı yapılan bu tür konutları önümüzdeki yıllarda sıklıkla görmeye başlayacağız. Kalite/maliyet açısından büyük avantaj sağlayan prefabrik evler, farklı model seçenekleri, kısa sürede üretilip monte edilmeleri ile özellikle kırsal alanlarda büyük avantaj sağlıyor. 

Prefabrik deyip geçmeyin! başlıklı yazımızda alışılagelmiş modellerden oldukça uzak, birbirinden güzel modüler ev modellerini görebilirsiniz.

İç mekan – 1

Bu yapının oldukça sıra dışı bir mimarisi var. Dikdörtgen prizmaların asimetrik bir şekilde yan yana yerleştirilmesi ile oluşturulmuş gibi görünen kat planı her odanın gün ışığından mümkün olduğunca fazla yararlanmasını sağlanmış. Koridor ve antre gibi genelde görece karanlıkta kalan alanlar bu konutta söz konusu değil. 

İç cepheler de tıpkı dış cephe gibi ahşap kaplama. Tamamı ahşaptan inşa edilen orman kulübesi havasını pekiştiren bu yaklaşım yalnızca normalde kulübelerde göremeyeceğimiz geniş pencereler ve boydan boya cam kapılar ile kırılmış.

İç mekan – 2

Alt parçadan oluşan yapı açık planlı olarak tasarlanmış. Bu altı prizmanın her biri bir odayı oluşturuyor. Prizmaların birbirini ile ilişkileri sayesinde mekanlar doğal olarak bölünmüş ve büyük tek mekan havası ortadan kalkmış, farklı işlevleri olan odalar birbiri ile bağlantılı ancak farklı yönlere sahip odalara dönüşmüşler. 

Konutun omurgasını oluşturan orta kısımda iki adet geniş kütüphane ve bir de ahşap çalışma masası bulunuyor. Sandalyeler ise Eames'in ikonik tasarımı Eiffel. Bu modelin plastik oturma ve sırt kısmına ahşap ayaklar eşlik ediyor.

Çalışma masası

Home ofis olarak da kullanılan konuttaki bir diğer çalışma masası ise kütüphanelerden biri ile yatak odası arasında kalan ve tavandan tabana, boydan boya cam ile kaplı olan alana yerleştirilmiş. İki ahşap duvar arasında kalan ve açık hava manzarasına sahip olan bu çalışma masasında dikkatin dağılmasına neden olacak hiçbir detay yok. Verimli bir çalışma için ideal bir ortam!

Doğa ile uyumlu

Binanın hem dış cephesinin hem de iç duvarlarının ve tavanının ahşap olması konumlandığı bölge ile kusursuz bir uyum sağlamasına neden olmuş. Tek çeşit malzemenin verdiği minimal hava binanın kübik konstrüksiyonu ile birleşince ortaya çağdaş, mütevazi ancak modern teknolojinin nimetlerinden yararlanan, çevresi ile uyumlu, elit bir yapı çıkmış.

Enerji kullanımı

Modern teknolojinin nimetlerinden yararlanan prefabrik konut enerji tüketimi konusunda oldukça cimri. Kullanılan malzemeler ve izolasyonu sayesinde betonarme bir yapıya göre yüzde yetmiş yediye varan düzeyde bir enerji tasarrufu sağlıyor. Almanca orijinal adıyla Passivhaus* (pasifev) denen ve enerji tasarrufu standartları getiren bir düzene sahip olan yapı, bu standardı hem altı parçadan oluşan modüler yapısı hem de efektif malzeme kullanımı ile sağlamış. 

* Pasifev, ısıtma ve soğutma için gereken enerjiyi azaltma üzerine kurulmuş, bütün bina tiplerinde enerji kullanımı için bir standarttır. Bu standart geleneksel ısıtma sistemi gerektirmez. Isınma gereksinimi taze gelen, ön ısıtmalı hava /geri kazanımlı havalandırma sistemi ile mekanik olarak gerçekleşir. Yüksek tasarım ve inşaat kalitesine sahip bu yapıların ilk örnekleri 1990'da Almanya'da görülmüş ve 1996'da da Passivhaus Enstitüsü kurulmuş. Türkiye'de henüz bir örneği olmayan bu yapılar, evler ve apartmanlar gibi işlevler dışında binlerce okul ve ofis projesi olarak da hayat bulmuş.

Bu prefabrik ev projesini siz nasıl buldunuz?
Casas inHAUS: modern tarz Evler

Ev projenizle ilgili yardıma mı ihtiyacınız var? Bizimle temasa geçin!

Eviniz için esin kaynaklarını keşfedin!